Kitap Özeti: ROMA HUKUKU ARKEOLOJİSİ – Hukukun Roma-İstanbul-Bologna Serüveni, Hukukun Yeniden Kodlandığı Şehir: İstanbul
Yazar: Nejdet ŞATIR
Nejdet Şatır’ın kaleme aldığı Roma Hukuku Arkeolojisi, hukuk tarihine ve özellikle Roma hukukunun serüvenine farklı bir bakış açısı getiren özgün bir eserdir. Yazar, kitabın önsözünde belirttiği gibi, bu çalışmayı klasik akademik veya uygulamaya yönelik bir eser olarak değil, hukuk tarihine ve coğrafyasına ilgi duyan okurlar için kişisel bir araştırma ve düşünce ürünü olarak sunmaktadır. Kitabın en ayırt edici yönlerinden biri, Roma hukukunun yalnızca hukuki kurumlarıyla değil, aynı zamanda bu kurumların geliştiği coğrafya, kültür ve şehirlerle ilişkisiyle ele alınmasıdır. Ayrıca, yazarın yapay zeka destekli araştırma yöntemleriyle literatürü zenginleştirmesi, esere güncel ve yenilikçi bir boyut kazandırmaktadır.
Kitap, Roma hukukunun kökenlerinden başlayarak, Anadolu, Mezopotamya ve Orta Asya’daki ilk hukuk adımlarını, Roma’da hukukun doğuşunu ve gelişimini, İstanbul’un (Konstantinopolis) bu süreçteki merkezi rolünü ve nihayetinde Roma hukukunun Bologna üzerinden Avrupa’ya yayılışını kapsamlı bir şekilde inceliyor. Eserin başlıca bölümleri arasında; İstanbul’un tarihsel ve coğrafi önemi, Megara’dan başlayan ilk yerleşimler, tarihi yarımadanın önemi, Prokopius gibi tarihçilerin anlatıları, Nika Ayaklanması ve sonrasında yaşananlar, Justinianus döneminde derlenen Corpus Iuris Civilis’in önemi ve Tribonianus’un hukuk mirası gibi konular yer alıyor.
Yazar, Roma hukukunun yalnızca Batı dünyasının değil, Anadolu ve İstanbul’un da hukuk mirasının temel taşlarından biri olduğunu vurguluyor. Özellikle İstanbul’un, hukukun yeniden kodlandığı ve şekillendiği bir şehir olarak öne çıkması, eserin ana temalarından biri. Kitapta, Roma hukukunun günümüz hukuk sistemlerine etkisi ve bu mirasın bugünkü anlamı da tarihsel bir perspektifle ele alınıyor.
Roma Hukuku Arkeolojisi, hukuk öğrencileri, tarih meraklıları ve İstanbul’un çok katmanlı geçmişine ilgi duyan herkes için hem bilgilendirici hem de düşündürücü bir kaynak niteliğinde. Eser, klasik hukuk kitaplarından farklı olarak, hukukun kültürel ve coğrafi köklerine inerek, okuyucuya hukuk tarihine dair yeni bir kavramsal bakış açısı sunuyor.