II.
Dünya Savaşı sonrasında artan işsizliğin sebebi olarak istihdam seviyesinin düşük olması gösterilmiş ve işsizliğin en aza indirgenmesi için neoliberal politikalar tarafından esnek istihdam biçimleri önerilmiştir.
Aracılık faaliyeti önceleri devlet tekelinde iken bazı eleştiriler sonucunda devlet tekelinden çıkartılmıştır.
Ülkemizde de ILO ve AB Direktifi doğrultusunda ilk defa 4857 Sayılı iş Kanunu m.90 düzenlemesi ile özel istihdam bürolarının kamu istihdam kurumları ile birlikte faaliyet gösterebileceği düzenlenmiştir.
Özel istihdam bürolarının geçici iş ilişkisi faaliyeti ise uzunca süreler yasal dayanaktan yoksun kalmış ve bürolar, insan kaynakları ve danışmanlık şirketleri olarak faaliyetlerine devam etmişlerdir.
Nihayetinde 06.05.2016 tarihinde kabul edilen 6715 Sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 7. maddesi değiştirilmiş ve meslek edinilmiş geçici iş ilişkisi, yasal dayanağına kavuşmuştur.
Yasal düzenlemelerle özel istihdam bürolarının aracılık faaliyeti izin, geçici iş ilişkisi faaliyeti ise yetki şartına bağlanmıştır.
Büroların izin ve yetki alması ayrı ayrı teminat şartına bağlanmış ve böylece geçici iş ilişkisinde gerçek işveren olan özel istihdam bürolarının işçilerinin güvence altına alınması sağlanmaya çalışılmıştır.
Özel istihdam bürolarının spesifik şekilde işlenmesinin önemi, çalışma sistemlerinin değişmesi, salgın hastalıkların baş göstermesi gibi nedenlerle çalışma hayatında esnek istihdam yöntemlerinin yoğun bir uygulama kazanmasından kaynaklanmaktadır.
Bu bağlamda özel istihdam bürolarının odak noktasına alındığı bir çalışma hazırlanmıştır.
Çalışmamızda özel istihdam büroları bir bütün halinde tarihsel gelişimi, çeşitleri, bürolara ilişkin hukuki düzenlemeler, büroların kuruluşu ve işleyişi, yükümlülük ve sorumlulukları ile nihayetinde faaliyetlerinin sona ermesi şeklinde incelenmiştir.