Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde yükleniciden pay edinen üçüncü kişinin durumu, Türk hukukunda kırk yılı aşkın bir süre tapu siciline güven ilkesinin bir istisnası gibi görüldü.
Yerleşik içtihat, arsa sahibinin yükleniciye yaptığı devri "avans" sayıyor, yüklenici edimini yerine getirmedikçe ondan pay alan kimsenin korunmayacağım kabul ediyordu.
Sonuç, tek bir sözleşme tipine konu taşınmazların fiilen ikinci sınıf bir sicil rejimine tabi tutulmasıydı.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu 16 Mayıs 2025 tarihinde bu içtihattan döndü ve bunu oy birliğiyle yaptı.
Karar, ispat yükünü tersine çevirerek üçüncü kişinin iyiniyetini asıl saydı.
Bu eser, kararın teorik temellerini, uygulamaya yansıyacak sonuçlarını ve açık bıraktığı meseleleri bütüncül olarak incelemek amacıyla yazıldı.
Eserin uygulamaya dönük olması özellikle gözetildi.
Her ana bölümün sonunda bir tablo, bir uygulama notu yahut bir örnek olay bulunmaktadır.
Ekler bölümündeki beş dilekçe örneği, üçüncü kişi için hazırlanan on altı maddelik inceleme listesi ve sözleşmeye konulması önerilen yedi koruyucu kayıt, kitabın bir el kitabı olarak da kullanılabilmesi içindir. § 10, § 11, § 12 ve § 13'teki örnek olaylar aynı kurgunun farklı cephelerden okunuşudur; birlikte tek bir dosyanın baştan sona izlenmesini sağlar.
Eserin vardığı sonuç iki cümlede özetlenebilir.
İçtihadı Birleştirme Kararı doğru sonuca varmış, gerekçesini gereğinden uzun bir yoldan kurmuştur.
Karar arsa sahibini korumasız bırakmamış, onu geç kalmaya karşı korumasız bırakmıştır ki bu ikincisi, uygulamacı için birincisinden çok daha önemlidir.